HPA Audi TT FT565 Twin Turbo: Turuncunun egzotik iz düşümü26 May 2008

“Pişşştt….hey dostum, Rolex ister misin?” Eğer arka ve karanlık dar sokaklardaki karakterlerin Rolex yerine harap montlarının içine koyup satabilecekleri bir şey olsaydı eminim bu HPA’nın 2008 FT565 Twin Turbo Audi TT olurdu. Bunun sebebi tabii ki “gerçek olmak için fazla iyi” olarak nitelendirebileceğimiz yeni ultra performanslı HPA TT’nin modern performans supercar kategorisindeki büyüleyici pozisyonu ve saygınlığıdır. 125 000 dolarlık değeri ile yeni HPA TT, 205 000 dolarlık Lamborghini Gallardo Coupe’ye güzel bir alternatif olarak sayılabilir.
Eminim ki özel modifiye edilmiş neon turuncu TT’yi Kuzey Amerika’nın birçok otomobil magazin dergilerinde görmüşsünüzdür. Bu TT tabii ki 18 yıla dayanan tarihinde şaşılacak derecede hızlı ve ünlü custom araçların mimarı HPA Motorsports’un en son ve en müthiş otomobilidir. Aynı zamanda bu TT, “Best in Show” Gran Turismo ödülünü ve geçen sonbaharda Las Vegas SEMA Show’da “Best Import” ödülünü kazanmıştı.
Sırası gelmişken HPA’nın gıpta edilen SEMA “Best in Show” ödülünü 2 kez kazandığını belirtelim. 2004’de HPA bu ödülü Mk4 R32 twin turbo kreasyonu ile kazanmıştı. 2004’de HPA R32’nin Gran Turismo 4’te olduğu gibi, gelecekteki bir tarihteki Playstation Gran Turismo’da (GT5), yeni HPA TT sonsuza kadar ölümsüzleştirilecektir.

HPA’nın Euro-spec Mk2 TT’ye sahip olması ve parlak Lamborghini Turuncusuna boyanmış olması (özellikle de Lamborghini renk seçeneğinde “Arancio Ymir”) sebebiyle, Gallardo Coupe ile bilinçsiz olarak kıyaslanmasına sebep olabilir. Bu iki aracın da 500 bhp’nin üzerindeki egzotik spor arabaların varyasyonları olması, paddle shift viteslerine sahip olmaları ve de dört çekerli olmaları nedeniyle, böyle bir kıyaslamanın şaşırtıcı bir biçimde gerçekçi olmasını sağlar. Ayrıca, yukarı doğru açılan kapı kanatları bile bu durumu bozamaz.
Bu HPA TT, 3.5 saniyede kolaylıkla 0’dan 100 km/sa’e fırlayabilir ve başlatma kontrolü programıyla sanki bir saat düzeneği gibi bu oranı ¼ milde 11.7 saniyede çıkarır ve etkileyici bir şekilde 111 feet’te 100’den 0’a bir fren kapasitesine sahiptir. Gallardo’nun sayıları, göreceli olarak 3.8, 12.1 ve 112’de eşit derecede heyecan vericidir. Peki, bu TT’yi bu kadar “özel” veya daha iyi bir kelimeyle “egzotik” yapan nedir?

Bunun gibi özel yapım bir otomobil, üstün bir adanma, takım çalışması, zanaatkarlık, tasarımcının ve otomobilin sahibinin fikirlerinin ve hayallerinin tam bir birleşimini ve gördüğünüz, özellikle de görmediğiniz detaylara verilen şaşırtıcı özenin gösterildiği, zevk için kullanılan bir araçtır. Ayrıca, bu kadar yüksek kapasitede olan bir gösteri arabası (show car?) gündelik bir gözlemci için neredeyse bir sergi gibidir:
- Kuzey Amerika’da ilk yeni Mk 2 TT – Euro-spec TT’lerin ilk üretimlerinden biridir- Almanya’da satın alınmıştır ve doğruca Kanada’ya, British Columbia’ya, Surrey’deki HPA motor sporları genel merkez tesislerine gönderilmiştir
- Sınırlı sayıda üretilen HPA FT565 Twin Turbo’nun ilk 10 konversiyonu
- Mk 2 TT için ilk üretim KW Süspansiyonu V3 coil-over kiti
- Mk 2 TT için ilk üretim LSD eğik kapı kiti
- Mk 2 TT için ilk üretim Fren upgrade kiti
- Mk 2 TT için ilk üretim Oettinger gövde kiti
- İlk üretim Moda yeni model “MD3” direksiyon kiti
- Henüz resmi olarak piyasaya sürülmemiş olan ilk üretim Dunlop Sport Maxx “GT” lastikler

Modifiye edilmiş bu TT’nin kalbi ve ruhu; güçlü motorudur. HPA Motor sporları’nın “şöhreti tartışılır” Twin Turbo sistemleri, güvenilirlikte, geliştirmede, sürüş kolaylığında, gaz pedalı duyarlılığı, tork ve 3.2 L VR6 24V için en üst ham gücüdür. Sınırlı sayıda üretilen FT565 turbo sisteminin eşsiz çıktısı, 565bhp ve 500 ft.lbs torku, custom-quick spooling twin Garret/HGP R28 ball bearing turbo motoru, kısa çark emme manifoldu tepkisi, custom alüminyum siperlerle dual yüksek kapasite yana monte edilmiş ara soğutucular, soğuk mavi silikon destekli yapılandırma, yüksek akışkan özellikte mass airflow sensörü, head plate’i (8.5:1) zayıflatan/azaltan bir kompresyon, iyileştirilmiş bir yakıt basınç regülatörü, daha büyük yakıt enjektörleri ve görünmeyen patentli ECU programlamasının bir kombinasyonudur.
Oldukça yüksek miktarda artmış olan egzoz gazı hacmi, dual 70 mm seramik kaplı alt borulardan, çift metalik 100 hücre katalitik dönüştürücüler ve arka susturucudan önce yer alan ikiz ECU kontrollü ikincil bypass valfleri ile birlikte hassas bir 88 mm paslanmaz çelik egzoz sisteminden dışarı çıkar. Ayrıca, bu saydığımız donanımlar, tabana proprietary race grade connecting rod bearings kurularak sağlamlaştırılmıştır.
TT VR6 motorun gücünü ve torkunu iki katına çıkarmaktan çok, otomobilin ihtiyacı olan, DSG debriyaj paketinin, DSG iletiminin ve Haldex driveline’ın dikkatli bir modifikasyonudur. Debriyaj, HPA’nın tescilli yüksek performans geliştiricisin ve artan torku gerektiği gibi idare eden yeni bir yazılım programını içeren DSG paddle shift iletimini barındırmaktadır. Sadece diğer driveline modifikasyonu standart Haldex Gen2 denetleyicisi ile birlikte, gücü tüm dört tekere de daha etkili ve güçlü bir şekilde dağıtan “Sport” Haldex Gen2 denetleyiciyi içermektedir. Bu da, sürücünün fren yaparken veya köşeyi dönerken aracın dinamiklerini daha rahat kontrol etmesini sağlayan ek bir şase kontrolü sağlar.

TT ‘yi şehirde kullanmak, bu oldukça yüksek biçimde rafine edilmiş HPA projesinin hassas davranışlarını açığa çıkarır. Gaz pedalı hassasiyeti, doğrusal ve duyarlıdır, gücün modüle edilmesini kolaylaştırır.. DSG, hem manuel hem de otomatik modda, herhangi bir problem olmadan düzgün bir şekilde ve OE’de tahmin edilebileceği gibi çalışır.
Otomobil dururken çalıştırıldığında, yoldaki senaryo şöyle gelişir. 4800 rpm’de Hedefleme Kontrolü devirleri tutarken otomobilin beklentilerinizden daha iyi olduğunu hissedeceksiniz. Fren pedalını hızlıca bırakırken, 4 tekerlek kavrayış için uğuldar ve bir kez birleştiğinde siz sağ işaret parmağınızla hızlıca ikinci vitese geçmek için beklersiniz, daha sonra modifiye edilmiş DSG programlaması sizin bir F1 sürücüsü gibi snap off upshifts yapmanıza olanak sağlar.

Tecrübeyle ilişkili olan şok edici durum ise, DSG vites geçişleri oldukça hızlıdır ve siz, manuel olarak hızlanan bir otomobilde olacağı gibi hızlanma hassasiyet problemine kapılmazsınız. Buna ek olarak, egzoz sesi doğrudan doğruya ürkütücü olur, çığlıktan kükremeye, ve hatta sanki bir yarış arabasında veya jetlerin arasında kalmış gibi bir gürültünün arasında kalmış hissedersiniz. Dual ECU-aktifleştirilmiş egzoz bypass valfleri tüm gazın altında 2500 rpm’de açılır, egzoz akışını susturucu ve iki bireysel bypass dumplarının kombinasyonuna yönlendirerek egzoz sistemindeki arka basıncı serbest bırakır ve böylece üstteki gücü arttırır. Bunların tümü tamamen inanılmazdır.
Güzel bir şekilde yönlendirilmiş gücü ve drivetrain, TT’nin şasesi için gerekli olan bazı basit fakat zekice modifikasyonları gerektirmekteydi. İlk çıkış, daha fazla performans odaklı ve KW Süspansiyon V3 coil-over set-up ayarlanabilirliği için spor/lüks ayarlı aktif süspansiyonun ortadan kaldırılmasıydı. KW V3 kiti, sürüş yüksekliği ayarlanabilirliğine, doğru bireysel rebound ve kompresyon ayarlanabilirliğine olanak sağlayan, oldukça yüksek kaliteli coil-over süspansiyon sistemiydi. Bu sistem, paslanmaz çelik destekleri, yüksek gerilme kalite çıkışı ve sanat eseri damping teknolojisi ile birlikte, Alman mühendislik/imalat niteliklerini birleştirmekteydi. Sonraki çıkış, 8 piston tek gövde calipers için önemsiz üretim birimini, HPA büyük fren performansıyla birleştirilmesiydi. Diğer bir unsur ise, 365×34 mm iki parça kayan rotorlar ve arka taraf için daha büyük 335×22 rotordu.

En son fakat aynı derecede önemli olan unsur ise, direksiyon ve tekerlek performansının arttırılmasıydı. Bu artış, tutunmayı geliştirmek için, lastiği genişleterek temas yüzeyini arttırmak ve çarpıcı bir custom görünümü sağlamak için tasarlanmıştır. Seçilen direksiyon, yeni 19×8.5 inç Moda MD3’tü. Bu seçimin sebebi, klasik beş jant tasarımı ve dış görünümüyle eşleşebilen ilginç boyanabilir yüzeyiydi. Lastik departmanında, TT, dört köşenin tümünün yeni fakat henüz piyasaya sürülmemiş (o zaman için) Dunlop Sport Maxx “GT” 255/35ZR19 tekerleklerle donatıldı.
Yeni TT, Audi’nin yaklaşık %70’i alüminyum olan şase konstrüksiyonundan dolayı, ileri teknolojilerle 3262 lbs ‘e kadar ağırlığı azaltıldı. Bu, otomobile zarif, hafif ve parlak bir his vermekle beraber, virajlı yollarda oldukça büyük bir kontrol avantajı sağlar. OE sway barlar ile KW V3 coil-overs kombinasyonu, daha az emin sürüş ile sonuçlanır fakat keskin dönüşlerde bile otomobili oldukça düz tutar. Hangi hızda olursa olsun, şase, iyi tasarlanmış ve nötral durumdadır ve Audi’nin yeni elektro mekanik hız duyarlılık yönlendirmesinde mükemmel bir dönüt sağlar. Yeni Haldex denetleyici, gücü tüm dört tekere etkili olarak dağıtır ve böylece bu otomobilin sürüşünün keyifli olmasını sağlar. Ayrıca, performansı geliştirilmiş frenler, katı bir düzlem hissi yaratır ve yeni Dunlop Sport Maxx “GT” tekerlekler bir sokak lastiği için yüksek seviyede bir kavrayış sağlar. Bu HPA TT gerçekten nirvanaya ulaşmaktadır.

Model yaratma, otomobil piyasasında bu “süper otomobil” segmentinde oldukça önemli yer tutmaktadır, bu yüzden, HPA, mükemmel Recaro koltukları için çift tonlu iç siyah deri ve gri Alcantara ilaveleri ile çıtayı yükseltmiştir. Bunlara ek olarak, birbirine muhteşem bir şekilde uyum sağlayan kapı panelleri ve headliner elle süslenmiştir ve Audi’nin kendisiyle gurur duymasını sağlayan çarpıcı dahili etmenleri yaratmıştır. Dışta ise, tekerleklere uyum sağlayan önceden değindiğimiz turuncu tonların yanında, ön çene spoiler, yan kenarlar ve arka saçağı kapsayan Oettinger gövde kiti, hemen göze çarpmayan, ince ayrıntılardır. Son modifikasyon, bir Alman mühendisliği eseri olan LSD kapı menteşesi kurulumudur. İster sevin, ister sevmeyin, bu görkemli custom ride’ın egzotik bağlanışı, çok iyi bir etki yaratmaktadır.
Egzotik görünüş, rahatlık, teknoloji, sürüş, fren yapma ve twin turbo HPA TT FT565 gücü herhangi bir kategoride hayal kırıklığı yaratmaz. Belki de en çok kavranamayan nitelik, custom aftermarket ürünlerin ve tüm orijinal yüksek kalite fabrika niteliklerinin ve sistemlerinin daha büyük bir çıktı yaratmak için nasıl uyum içinde çalıştığıdır. Bu otomobil, ayrıca, öyle kullanışlı ve çok yönlüdür ki, her yerde ve her zaman kullanılabilir ve sürücünün değişken modlarına mükemmel bir şekilde uyum sağlar.
Arka ve karanlık dar sokaklardaki karakterlerden satın aldığınız parlak Rolex’in tam tersine, yeni HPA TT FT565 , kullanılmak (sürülmek) için üretilmiştir. Neyse ki, bu otomobil, pek çok mutlu ve canlı yıllar için bir İsviçre saati gibi güvenilir bir şekilde çalışacaktır. Ekstra olarak eklenen bonus ise, düzenli bir servise ihtiyaç duyduğunuzda, kıyaslanabilir bir Lamborghini servisinin maliyetinden çok daha az bir miktara yerel Audi satıcısına başvurabilme olanağınızdır. En iyisi, çok geçmeden, bu sınırlı sayıda üretilmiş muhteşem arabanın şanslı on sahibinden birisi siz olun.
