Penta Oto

Otohaber: Kumaşa Devam31 July 2008

Ikinci jenerasyon Audi TT üstünü açtı. Günümüz cabriolarının büyük bir bölümünün aksine “coupe-cabrio” formatına geçiş yapmayan bu havadar TT, kabinini yine kumaştan bir tavanla örtüyor ve roadster karakterine uygun, romantik bir görünüm sunuyor.

Istanbul’da yaşayanların en büyük sıkıntısıdır trafik. Sabah ve akşamları yaşanan iş yoğunluğu insanı çileden çıkartabiliyor. Özellikle benim gibi Anadolu yakasında oturup Avrupa yakasında çalışıyorsanız çelik gibi sinirlere sahip olmanız gerekiyor. Çünkü bazen 45 kilometrelik pek de uzun olmayan bir mesafe 3 saatlik yorucu bir yolculuğa dönüşebiliyor. Sabahları evden çıkarken acaba bugün beni nasıl bir trafik bekliyor diye endişelendiğim çok olmuştur. Ancak bugün aklımda trafiğin nasıl olacağıyla ilgili tek bir soru işareti bile yok. Çünkü her halükarda benim için çok keyifli bir yolculuk olacak. Hem de isterse 4 saat sürsün. Audi TT Roadster’ın yolculuğumu keyifli hale getireceği ve S-Tronic şanzımanıyla beni hiç yormayacağına eminim. Hatta belki yolumu biraz uzatabilir ve bu keyfi virajlı dağ yollarına taşıyabilirim. Evet evet! Sanırım otomobilin performansını da görebilmek için şehir içinden biraz uzaklaşmalıyım.

Otohaber: Kumaşa Devam

Audi TT Roadster tıpkı coupe karoserli kardeşi gibi çok şık ve etkileyici bir görünüme sahip. Kumaş tavan, otomobile günümüzün katlanır metal tavanlı cabriolarından çok daha romantik bir hava katıyor. Kabinse TT Coupe ile aynı çizgilere sahip. Rahat koltuklar, ön konsoldaki kumandalar, kullanılan plastiklerin kalitesi ve kabine albenili bir görünüm kazandıran kırmızı renk aydınlatmalar sürücüyü adeta şımartıyor. Tavan kapalıyken arka bölümünde en az coupe’deki kadar iyi bir görüş açısı sunabilen TT Roadster, kardeşinden farklı olarak iki kişilik bir kabine sahip. Coupe’deki göstermelik arka koltuk selefindeki gibi tavanın katlanarak gözden kaybolacağı bir bölmeye dönüştürülmüş. Tavanın bagaj bölümüyle herhangi bir bağlantısı yokmuş gibi görünüyor. Ancak TT Coupe’deki 290 litrelik bagaj hacmi Roadster’da 250 litreye gerilemiş.

Bu kısa bilgilendirmeden sonra TT Roadster’ın tavanını açarak güneş ve rüzgarla daha yakın bir ilişki kurmanın vakti geldi. Ön koltuklar arasındaki küçük düğmeye yaklaşık 10 saniye basılı tutmak tavanın açılması için yeterli. Bu işlem 50 km/s geçilmediği sürece hareket halindeyken de yapılabiliyor. TT Roadster bu haliyle kesinlikle çok daha ilgi çekici. Sıkışık trafikte tüm gözler onun ve doğal olarak da sürücünün üzerinde. Sanırım bu ilgi beni biraz bunalttı. Daha tenha bir yol bulmak için ilk sapaktan çıkarak trafiği geride bırakıyorum. Otomobilin hızıyla birlikte kabinin içine giren rüzgar da artıyor. Camları, ardından da tavan kumandasının hemen arkasındaki ikinci düğmeye basarak otomatik rüzgar deflektörünü açıyorum. Ancak kabinde hala biraz rüzgar var. Anlayacağınız TT Roadster’ın kabinindeki hava akımı hiçbir zaman kaybolmuyor. Üşütüp hasta olmamak için tavan açıkken hızı pek fazla arttırmamak en iyisi. Ancak çift kademeli şanzımanla işbirliği yapan 200 HP gücündeki 2.0 lt’lik turbo FSI motor benimle aynı fikirde değil. O, TT Roadster’ı hızlandırmak niyetinde.

Otohaber: Kumaşa Devam

Sonunda şehrin tüm kalabalığı yok oldu. TT Roadster ile birlikte, virajlı dağ yollarında, çimen ve çiçek kokuları arasında yol alıyoruz. Egzozdan yayılan homurtular kuş cıvıltılarını bastırıyor. TT Roadster cok iyi çalışan bir direksiyon ve sert sayılabilecek süspansiyonlarla donatılmış. Tıpkı coupe de olduğu gibi sportif karakter yine ön planda. Bozuk zeminde kabininde hafif gıcırtılar duyulan otomobil bunun yanında güven veren bir yol tutuşa sahip. 120 km/s hızda otomatik olarak açılan bagaj spoyleri stabil yapıya olumlu yönde etki ediyor. Ancak viraj çıkışlarında gaza sert bastığımda ön bölümde patinaj oluştuğu ve gösterge tablosundaki ESP ışığının yanıp sönmeye başladığı görülüyor. Yani TT Roadster 2.0 TFSI, zorlanmalara ve viraj içerisindeki ani hızlanma isteklerine önden kayarak cevap veriyor. Çözüm Quattro teknolojisi! Ancak 4 tekerlekten çekiş, otomobilin sadece 3.2 lt’lik motor seçeneğinde sunuluyor.

S-tronic şanzımana sahip test aracımızda vites değişimleri müthiş bir hızla gerçekleşiyor. Çift kavramlı şanzıman turbo FSI’I adeta delirtiyor. Şanzıman, direksiyonun arkasındaki kulakçıklarla değişim zamanlarını parmaklarıma bakarak bu deliliğe beni de dahil etmeye niyetli. Tıpkı coupe versiyon gibi gövdesinin büyük bölümü alüminyumdan oluşan TT Roadster, coupe’ye göre 35 kg’lık bir fazlalığa sahip. Otomobilin 6.5 saniyelik 0-100 km/s hızlanma sürecinin coupeden sadece 0.1 saniye fazla olduğu belirtiliyor. Ancak biz ölçümlerimizde 7.16 saniyelik bir hızlanma süreciyle karşılaştık. Ön tekerleklerde oluşan patinaj, otomobilin hızlanma performansına da etki ediyor.

Otohaber: Kumaşa Devam

Doğrusu insan TT Roadster ile zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor. Hava serinledi, güneş batmak üzere ve ben hala işe gidemedim. Tavanı açmak için bastığım düğmeyi yeniden kullanmanın ve tavanı kapatmanın vakti geldi. Bu sefer 12 saniyeye ihtiyacım var. Tavan kapanırken çalışma arkadaşlarıma bu bir günlük kaçamak için nasıl bir bahane uyduracağımı düşünüyorum. Sanırım TT Roadster ile başbaşa kalmak için şehirden biraz uzaklaştım diyeceğim. Ancak büyük olasılıkla onlar bu güzel otomobille çapkınlık turlarına çıktığımı düşüneceklerdir. Bu çok normal. Ne de olsa TT Roadster ilgi çekmek konusunda cok başarılı!